Recep GÜRKAN

Recep GÜRKAN

Edirne Belediye Başkanı

Varsa Geliştirin, Yoksa Yeniden Yapın

Kurulduğundan bugüne medeniyetlerin odak noktası olan, mutlu insanların yaşadığı şehir Edirne… 8300 yıllık bir tarihe sahip, köklü değerler üzerine kurulmuş bir kent. Günün 24 saat yaşandığı, zamanın hızlı aktığı, halkının kaliteli bir yaşam sürdüğü şehir. Burada geleceğin Edirne’sini inşa eden bir lider, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan.
Turizmi, tarımı ve ticareti bünyesinde toplamış, yılların birikimini üzerinde taşıyan Edirne, himayesinde yetiştirdiği eğitimli gençleri ile geleceğe her geçen gün umutla bakıyor. Edirne’nin daha da kalkınması için ve yaşayanlarının tüm ihtiyaçlarını cevap verme adına Başkan Gürkan ve ekibi uzun mesailer harcayarak çalışmaya devam ediyor. 

“Belediye, Şehrin Kimliğini Oluşturan Kurumdur”

Teknolojini gelişmesi, iletişimin yaygınlaşması ve sosyal medyanın hayatımızda önem kazanmasıyla belediyeciliğin tanımının değiştiğine vurgu yapan Başkan Gürkan sözlerine şu şekilde devam etti; “Artık günümüzde belediyecilik, bildiğimiz klasik anlamıyla, sadece yol yapan, altyapı yapan bir kurum olarak algılanmıyor. Bunlar zaten belediyenin asli görevleridir. Bu hizmetlerin yapıldığının söylenmesine bile gerek yoktur. Bunlar, bir belediyenin yapmak zorunda olduğu temel görevleridir. Günümüzde belediye, bir şehrin; varsa kimliğini değiştiren, koruyan, artıran yoksa da o şehre bir kimlik oturtan kurum olmalı. Teknolojinin gelişmesiyle iletişim çok güçlü bir hal aldı. Dolayısıyla bu şekilde insanların beklentilerine, taleplerine, eleştirilerine ve beğenilerine anında ulaşabiliyorsunuz. Göreviniz; şehri bu dinamikler ile birlikte yönetmek oluyor. Çağdaş insanlar, sizden iki şey bekliyor. Bunlardan ilki; sorunsuz bir şehir. Gitmek istediği her yere insanları sıkıntısız bir şekilde ulaştırmanız gerekiyor. İkincisi ise; temel ihtiyaçlarını sağlıklı bir şekilde gidermeniz gerekiyor. Bunlar; içme suyu, arıtma, altyapı hizmetleri vs.dir. Tüm bu hizmetler, bir belediyenin yapması gereken temel hizmetler arasındadır. Ve yapılması zaruridir. 

Medeniyetlerin Ortak Noktası Edirne

Edirne’nin 8300 yıllık bir geçmişi olduğuna değinen Recep Gürkan, kentin kozmopolitik yapısı ile ilgili şunları söyledi “Edirne, coğrafi konumu ile hep bir geçiş noktası olmuştur. Türkiye’nin Balkanlara ve Avrupa’ya, Avrupa ve Balkanların Anadolu’ya açılan kapısıdır. Edirne’de ilk yerleşim Hocaçeşme Höyüğü dediğimiz noktada M.Ö 6300 yıllarında başlıyor. Trakya’ya adını veren Traklar’a, Büyük İskender’in Makedonlarına ve Doğu Roma’ya ev sahipliği yapıyor şehir. 1361’de Osmanlı Devleti’nin fethiyle, Edirne bir Türk yurdu haline geliyor. Tarihi boyunca jeostratejik konumu nedeniyle çok fazla medeniyete ev sahipliği yapan ve birçok işgal geçiren kent, bu medeniyetleri özümseyerek, bir arada yaşamayı ve yaşatmayı başarmış. Edirne’nin belki de şehir olmasının en büyük özelliği budur. Daha somut bir örnek vermek gerekirse, Edirne’nin 1912’deki nüfus yapısı şu şekildedir: 45 bin Türk ve Müslüman, 41 bin Rum, 9500 Bulgar, 10 bin Yahudi, 3 bin Ermeni, biraz Rumen, biraz İtalyan ve diğerleri… Yine bir örnek; 1902 yılı Edirne Belediye Meclisi’nde Belediye Başkanı Türk ve Müslüman, 12 belediye Meclis Üyesinin altısı Türk ve Müslüman, biri İtalyan, biri Rum, biri Bulgar, biri Rumen, biri Ermeni ve Biri Yahudi’dir. Böyle bir şehri geleceğe taşımanız için, belediyenizi kültür, sanat, eğitim ve bilim üzerine yapılandırmanız gerekiyor. Bu birikiminizi en iyi şekilde insanlara tanıtmanız ve aktarmanız gerekiyor. 

Bacasız Fabrika; Turizm

Edirne’nin ekonomi değerleri hakkında bilgi veren Başkan Gürkan; “Edirne için tarım vazgeçilmezdir. Bu konuda Trakya’da en şanslı il Edirne’dir. 2004 yılında 1/100.000’lik Trakya Çevre Planlaması yapılırken, biz Edirne’de sanayi istemediğimizi belirttik. Bu sayede ekosistemin çevrenin kirletilmesinden kurtardık Edirne’yi. Verimli ve geniş tarım arazilerimiz var. Bunun yanında tarımsal üretimde artık çeşitliliğe dönüyoruz. Lavanta ekimi yapıyoruz örneğin. Bunu bir etkinlik olarak turizm açısından da kullanabiliyoruz. Bu sayede hem tarımsal üretimden kazanıyor hem de turizm açısından Edirne’yi daha cazip bir hale getiriyoruz.
Turizm denince Edirne’nin zaten doğal bir potansiyeli var. Hem tarihi miras alanında hem de doğal bir fauna olarak tüm gerekenlere sahibiz. Turizm trendlerini ölçen kuruluşlardan biri olan EuroMonitor’un Ocak 2018’de açıkladığı verilere göre, 2016 sonu rakamlarına bakıldığında tüm dünyada turist çeken 100 şehir sıralamasında Edirne 68. sırada yer alıyor. Türkiye’de turizmin sıkıntılı olduğu bir yıl olmasına rağmen toplam turist sayımız 2 milyon 245 bindi. 2017 yılında bu sayı 3 milyon 200 bin civarında olur diye tahmin ediyorum” dedi. 
Turizmin desteklenmesi için Edirne’nin birikimlerinden yola çıkarak, festivallere de önem verdiğine değinen Gürkan; “Birçok festival ve organizasyon düzenliyoruz. 5-6 Mayıs tarihlerinde düzenlediğimiz Kakava ve Hıdırellez Festivali 2018 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültür Mirasları Listesine girdi. Festival zamanında bu yıl Edirne’de 80 bin kişi vardı. Geçen yıl 30 bin civarında olmasına rağmen bu yıl tanıtım çalışmaları ile bu sayıyı iki katından fazla bir orana taşıdık. Edirne’nin resmi nüfusu 100 bin 66. Nüfusun yarısından fazla misafiri bu festival süresince ağırladı Edirne. Ayrıca Kırkpınar ve Bando Ciğer Festivali şehre ciddi şekilde turist çeken etkinlikler. 
Turizm sektörü farkındalık isteyen bir süreç. İnsanların ilk önce bu sürecin farkında olması gerekiyor. Sonra algılamalı, kabul etmeli ve çalışmaya başlamalıdır. İlk etapta kişiler, turizmin bana ne gibi bir katkısı olacak diye düşünüyor. Dünyada en etkili sektörlerden birisi inşaat sektörüdür. İnşaat sektörünün altında seksen tane alt sektör vardır. Ancak turizmde destekleyici ve tedarik sağlayıcı sektör sayısı iki yüz, iki yüz ellilere ulaşıyor. Bir örnek vermek istiyorum; bir ciğerci daha çok satış yaptığında, yanında çalışan elemanına daha çok maaş veriyor. Çalışanlar, daha nitelikli hale geliyor. Ciğerci dükkanını büyütüyor ve daha çok insanla birlikte çalışmaya başlıyor. Maaşı artan insanlar, kendisine ev alıyor, araba alıyor. O evi yapan müteahhit para kazanıyor. Yine aldığı arabanın bakımı oluyor, sanayideki usta kazanıyor. Tarla alıyor, bu sektördeki insanlar kazanıyor vs. inanılmaz bir döngü bu. Devasa bir sektör, hakikaten bacasız sanayi… Edirne’de bunun nimetlerini yaşamaya başladı. Hızlı bir şekilde ilerliyoruz ve bu gidişi aynı zamanda planlıyoruz. Otellerimizi ve yatak sayılarımızı artırmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken her bütçeye uygun çözümler geliştirmeye gayret ediyoruz. “
Turizme büyük katkı sağlayan tarihi eserlerin restorasyonlarıyla da ilgilendiklerini söyleyen Başkan Gürkan “Edirne’de çok fazla tarihi eser var. Metrekare başına düşen tarihi eser sayısı bakımından dünyada Floransa’dan sonra ikinci şehir Edirne. 1400 tane tescilli tarihi eserimiz var. Bunların 700 tanesi sivil mimarlık örneği binalar. El birliğiyle tüm bu eserleri yeniden günümüze kazandırmak için çalışmalar yapıyoruz. 24 Mayıs 2017’de açılışını yaptığımız Tarihi Elektrik Fabrikamız şu an Nikah Salonu ve Kültür Merkezi olarak kullanılıyor. Bu restorasyon projemiz ile 5 ödül aldık.” dedi.

“Bir Şehir Sadece Yollarla Geleceğe Taşınmaz”

Temel belediyecilik hizmetleri başlığı altında toplanan şehir yatırımları hakkında bilgi veren Recep Gürkan, tüm yapılanlar zaten bir belediyenin yapmak zorunda olduğu işlerdir diyerek devam ediyor “Edirne’nin altyapı sistemini tamamladık. İçme suyu şebekesinin komple yenilenmesi, kanalizasyonun problemli alanlarının renove edilmesi, belli yerlerde yağmur suyu toplama kanallarının oluşturulması vs. Şu an yapımı devam eden projelerimiz var ancak tamamlandığında Edirne’nin 2050 yılına kadar olan bütün belediyecilik hizmetleri bitmiş olacak. Örneğin, Kırklareli Kayalıköy’den 58 kilometrelik yeni bir içme suyu hattı çektik. Yıllık 20 milyon 500 bin m3 su alıyoruz bu hattan. 5 Haziran 2018’de ileri biyolojik atık su arıtma tesisinin temelini attık. 1,5 yılda tamamlanacak. Yine Trakya’da bir ilk niteliği taşıyan katı atık tesisini yaptık. Projenin diğerlerinden farkı bu tesiste sadece düzenli depolama yok. Aynı zamanda ayrıştırması olan kompost yani organik atıklardan doğal gübre üreten arıtması olan bir tesis oluşturduk. Türkiye’de bu kapsamda, bu yetenekteki en ucuz tesisi yaptık. Projemizi KDV dahil 10,1 milyon TL’ye tamamladık. Bu bütçe ile Türkiye’de yapılan eşdeğerlerinden çok daha ucuza projeyi tamamlamış olduk. Tüm bu bahsettiklerimiz temel belediyecilik hizmetleri içerisinde bulunuyor. Bunların haricinde şehrimizi geleceğe taşıyacak asıl belediyecilik hizmetleri nelerdir onlardan bahsedelim. Bir şehir yollarla geleceğe taşınmaz, bir şehir altyapıyla geleceğe taşınmaz. Bir şehir ancak kültür ve sanatla geleceğe taşınır. Bu konu dahilinde severek üzerinde çalıştığımız bir proje var. Kadın merkezleri açtık ve açmaya devam ediyoruz. Ayrıca çocuklarımız için de sosyal yaşam merkezlerinin hazırlığını yapıyoruz. 5 Mayıs 2017’de Kent Müzesini açtık. Anaç bir müze olarak tasarlandı. Geçtiğimiz yıl çok iyi ziyaretçi aldı. Şehrimizi ekonomik anlamda kalkındırmanın yanı sıra kültürel olarak da yapılandırmak bizim görevimiz. Bu bağlamda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.” 

“Şehirler Dinamiktir”

Yönetimlerde mali disiplinin önemine vurgu yapan Recep Gürkan, “Belediyemizde belirli bir rakamın üzerinde yapılan her harcamada arkadaşlarım benden onay alırlar. Sorumluluk verdiğimiz arkadaşlarımızı kontrol etmemiz, onlara güvenmediğimizi göstermez. Kontrol, itimada mani değildir. Kendinize güveniyorsanız zaten buna açık olursunuz. Ben de arkadaşlarım da buna açığız. Belediyemiz maddi olarak gayet iyi bir seviyede. Tüm ihtiyaçlarımızı karşılamanın yanında durmadan projeler üretiyor ve bunları tamamlıyoruz. Çünkü şehirler dinamiktir, organik bir canlı gibidir. Bir canlının nasıl 24 saat ihtiyaçlarını karşılamanız gerekiyorsa, şehirlerde de aynısı geçerlidir. Sürekli hizmet üretmeniz gerekir. Her yere aynı anda hizmet götürüp sorunlarına cevap vermelisiniz. Yeni bir projeye daha başladık. Türkiye’nin çocuklar için en büyük tematik oyun parkı ve Evrensel Çocuk Müzesi’nin yapımına başladık. Çocuklarımız burada canlı yaşamının nasıl sürdürüldüğünü ve canlı yaşamından teknolojinin nasıl etkilenerek geliştiğini öğrenecekler. Helikopterin, helikopter böceğinden nasıl geliştirildiğini yan yana görerek öğrenebilecekler. Her şeyin doğada bir karşılığı var. Çocuklarımız buraya gruplar halinde gelebilecek ve bir nevi uygulamalı bir okul gibi eğitim alacaklar.” dedi.

“Benim Patronum Halktır”

Halka Hesap Verme Toplantıları adını verdiği halkla buluşma etkinlikleri hakkında bilgi veren Başkan Gürkan, “Ben herhangi bir hizmet ve proje yaparken kaynak olarak halktan topladığımız parayı kullanıyorum. Bu toplantılarda da yaptığım harcamaları, projeleri, hizmetleri anlatarak bir nevi halka hesap veriyorum. Bunu yaparken de çok keyif alıyorum. Bu toplantılarda onlara bilgi değil hesap veriyorum. Bana güvenerek paranızı emanet ettiniz, ben sizin adınıza bu yetkiyi kullanıyorum, bu yüzden açıklama yapmam gereken mercii sizsiniz diyebiliyorum. Benim patronum halk çünkü. Hayattaki en güzel şeylerden biri, sizi seçen insanların gözlerinin içine bakarak, ben şunları yaptım demektir doğrusuyla yanlışıyla. Ben bunu öncelikle kendi vicdani sorumluluğum kapsamında yapıyorum. Resmi olarak zaten hesaplarımızı yetkili kişilere veriyoruz. Ama benim için önemli olan, bunu beni seçen insanlar için de yapmak. Toplantılarımız çok kalabalık oluyor. Bu çalışmayı çok seviyor, çok önemsiyorum. Tavsiye de ediyorum” dedi.

“Yaptığınız İşten Çok, Bu İşi Nasıl Yaptığınız Önemlidir”

Başkanlığa geldiğinden bu yana Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan birçok ödüle layık görüldü. Uzmanlığa ve ortak akla önem verdiğini söyleyen Recep Gürkan, “Hayatta ne iş yaptığınız çok önemlidir. Toplumsal statünüzü, ekonomik koşullarınızı, yaşamınızı belirler. Ancak insanlar, sizin kim olduğunuzdan, ne iş yaptığınızdan çok, işinizi nasıl yaptığınızla ilgilenirler. Mesela çöpçüyseniz, en iyi çöpçü siz misiniz? Fotoğrafçıysanız, en iyi fotoğrafçı siz misiniz? En iyi olmak için mücadele ediyor musunuz? Bu konuda ‘en iyi’, tabii ki göreceli bir kavram ama önemli olan neler yaptığınız veya nasıl çalıştığınız oluyor. Bu bağlamda uzmanlığa ve ortak akla çok önem veriyorum. Ayrıca, araştırmaya ve bilgiye de aynı şekilde önem veririm. Tüm bunları birleştirerek işinizi doğru yaptığınızda insanlar sizi ödüllere layık görürler. 30 civarında bana ve projelerimize ait ödül var. Bunlar bizi hem teşvik ediyor, hem mutlu ediyor” dedi

Dergimize Abone Olabilirsiniz

Dergimize Abone Olabilirsiniz