Özay ÖZTÜRK

Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı

Özay ÖZTÜRK

Özay ÖZTÜRK

Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı

Dünyada Borsacılık Anlamında Görebileceğiniz Hizmetlerin Tamamı, Hatta Daha Fazlası Edirne Ticaret Borsası’nda

Türkiye’nin en işlevsel ve en büyük borsalarından biri olan, Edirne Ticaret Borsası 1924’ten bu yana her geçen gün yaptığı yenilikler ile Edirne’de birçok girişimci ve yatırımcıya kolaylık sağlıyor. Dünyada, alanında iddialı olan Edirne Ticaret Borsası teknolojiyi en iyi şekilde kullanan kurumlar arasında yer alıyor.
Edirne Ticaret Borsası Başkanı ve Öztürkler Yatırım Holding Yönetim Kurulu üyesi olan Özay Öztürk, Edirne’nin istihdamına yıllardır katkıda bulunuyor. Uzun zamandır yağ ve yem sektörünün içerisinde olan Öztürk, son bir yılda ayrı iş kollarını da birleştirerek tek bir çatı altında toplamış ve bir Yatırım Holding haline getirmiş. 

Tarım Sektörünün Nabzı Burada Atıyor

Kurulduğundan bu yana yatırımcı ve girişimcilere önderlik eden Edirne Ticaret Borsası Türkiye’nin en büyük borsalarından biri olma özelliğini üzerinde taşımak adına, tüm sistemini son teknolojik çalışmalarla, kalifiye bir ekiple idare ediyor. Salon satışları hakkında bilgi veren Başkan Özay Öztürk, “Elektronik oramda satış yapıyoruz; hububat, yağlı tohum alımları yoğun bir şekilde devam ediyor. Bizim sistemimizde üretici malını getirir, numune alınır, numunelerin laboratuvar ortamında analizleri yapılır ve buna göre tüm özellikleri belirlenmiş olur. Ürünler, birer sıra numarası verilerek ayrılır. Satış salonlarında her alıcının önünde elektronik bir ekran bulunur. Alıcılar tüm ürünlerin özelliklerini bu elektronik ekranda görebilir ve fiyat takibi yapabilirler. Açık arttırma usulü satış gerçekleşir.” dedi. 
Altyapılarının çok gelişmiş olduğunun üzerinde duran Öztürk, “Öyle bir altyapımız var ki satış sırasında dünyanın neresinde olursa olsun, alıcı mal alabilecek durumda. Satış salonuna aktif bir görev üstlenen videowall ekranlar kurduk, üretici bu ekranlardan an ve an hangi ürün kaça satılıyor, fiyat ortalamaları, ürün cinsi, döviz fiyatları vs. her şeyin takibini rahatlıkla yapabiliyor. Bu model, Türkiye’deki en güzel modellerden biri. Borsa olarak, beş yıldızlı akreditasyon belgesine sahibiz. Her denetimde bu belgeyi bir üst seviyeye çıkartıyoruz. Dünyada odacılık ve borsacılık anlamında en iyi hizmet veren ülkelerde görebileceğiniz hizmetlerin tamamını hatta daha fazlasını Edirne Ticaret Borsası’nda görebilirsiniz. Bu konuda çok iddialıyız” dedi.
Edirne Ticaret Borsası’nın lisanslı depoculuk yaptığına değinen Başkan Öztürk, “Lisanslı depoculuk Türkiye’de tarımsal üretimin ticareti açısından en önemli gelişmesi. Alınan mallar, hızlı bir şekilde lisanslı depolarda depolanıyor. Bunların İhtisas Borsası dediğimiz bir platform üzerinden Türkiye geneline satılması gündemde. Ürün İhtisas Borsası, Bakanlığın nezdinde tüm Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Toprak Mahsulleri Ofisleri gibi kurumların ortaklığı ile kurulan bir yapıdır. Edirne Ticaret Borsası olarak biz de bu ortaklığın içerisinde yer alıyoruz. Bu sayede Edirne’de satışa çıkan bir ürün, Türkiye’nin her yerinde alıcı ile buluşabilecek. Bir de geleneksel üretim yapan süpürge borsamız var. Alım faaliyetleri açık arttırma usulü ile yapılıyor. Bu konuda işlevsellikte oldukça aktifiz” dedi. 

Türkiye’nin İlk Canlı Hayvan Borsası

Geleneksel usulden vazgeçip, canlı hayvan satışını modernleştiren Edirne Ticaret Borsası Başkanı Özay Öztürk “Et entegre tesisinde bölgedeki hayvan kesim ve et işleme faaliyetlerini yapıyoruz. Bunun haricinde oluşturduğumuz canlı hayvan borsasında alıcılar, veteriner hekimlerce tüm kontrolleri yapılmış hayvanlara ulaşabiliyor. Türkiye’de bir ilk olma özelliğini gösteren canlı hayvan borsasında alıcılar, bilgisayar ekranlarında fiyat arttırma, eksiltme yöntemi ile özelliklerini görebildikleri hayvanları satın alabiliyorlar.” 

“Markalaşmaya Önem Veriyoruz”

Edirne’nin kendine has lezzetlerinin ve değerlerinin olduğunu söyleyen Özay Öztürk, açıklamalarına şöyle devam etti: “Edirne beyaz peynirinin tadını bilmeyeniniz yoktur. Trakya Kalkınma Ajansı da bu konu ile ilgili bir çalışma başlattı. Çeşitli toplantılar yapılıyor, biz de bu toplantılara Edirne Ticaret Borsası olarak katılıyor ve destekliyoruz. Borsaların konuları arasında bitkisel ve hayvansal üretimin değerlendirilmesi zaten var. Beyaz peynir üreticileri de borsamız üyelerinden. Dolayısıyla bu konuda yapılan her çalışmada borsamız da yer alacaktır.”

“Tarım Ürünlerinde Maalesef İhracat Göremiyoruz”

Tarım ve hayvancılık konusunda bölgede ihracat yapılamadığını söyleyen Özay Öztürk, gerekçelerini açıklayarak şu şekilde devam etti: “Bizim ülkemizde ürün fiyatları yurtdışına göre yüksek. Bu da bizi tarım ve hayvancılıkta ihracat yapma konusunda zorluyor. Dolayısıyla, bölgenin daha çok ithalatçı bir yapısı var. Örneğin; 23 milyon ton yem üretimi yapılıyor. Ancak bunun 12 milyon ton hammaddesi yurtdışından ithal ediliyor. Bu konuda maalesef sektör kendi kendine yetemiyor. Ancak işleme ile yapılan ihracatlar var. Yağ ve un gibi ürünlerin ihracatını yapıyoruz. Ham madde yurtdışından alınıyor, ülkemizde işlenerek hazır mamul halinde yurtdışına ihraç ediliyor. Bu sayede katma değer ülkede kalıyor. Bunu birçok yerde görebiliyoruz ancak maalesef kendi üretimimizden ihracat yapamıyoruz.”

“Topraklarımızı Doğru Değerlendiriyoruz”

Organik üretim konusunda görüşlerini aldığımız Özay Öztürk, “Organik üretim Türkiye’de biraz karıştırılıyor, çünkü oldukça hassas bir konu. Bu tarımı yapabilmek için, önce buna uygun topraklarınız olması gerekiyor. Trakya’nın hemen hemen tamamında tarımsal üretim yapılıyor. Senelerdir üretimde kimyasal gübre ve ilaç kullanıldı, organik tarımın yapılabilmesi için toprağın ilk önce bu kimyasallarda temizlenmesi gerekiyor. Bu da bir süreci ifade ediyor. İşlem görmüş bir toprakta yapılan organik tarım tam anlamıyla bu olguyu ifade etmiyor. Dolayısıyla bu gerekçeler ile ben, organik tarımın geleceğin işleri arasında olduğuna inanıyorum. Ayrıca, organik tarımı daha çok vizyon anlamında organik üretime doğru kanalize olmuş, arazisi küçük ve bu küçük araziden katma değeri yüksek ürünler yetiştirmeyi amaçlayan kişiler arasında görüyorum. Trakya’da hane başına düşen arazi miktarı Anadolu’nun birçok yerine göre fazla. Bundan dolayı; buğday, ayçiçeği, çeltik vs. ekimi tercih ediliyor. Ancak bölgemizde de organik tarım faaliyetleri artacaktır. Bu faaliyetlerin biz Edirne Ticaret Borsası olarak her zaman destekçisiyiz.”

Hem Tarım Hem Turizm: Lavanta

Bölgesel olarak, özellikle lavanta üretimine önem verdiklerine değinen Öztürk, “Bölgede kıraç dediğimiz arazilere lavanta üretiminin doğru olacağını düşünüyorum. Üretim yapıldığı takdirde birim alandan ciddi anlamda bir katma değer üretilecek. Aynı zamanda turizme de inanılmaz bir katkı sağlayacak. Bu bağlamda her kurum projeye destek veriyor. Sahada üretimin yaygınlaşması için; Ziraat Odası, Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Üniversite ile görüşüyoruz. Ticaret Borsası olarak alanımız daha çok ticari faaliyetler olduğu için biz, bu açıdan ele alıyoruz. Üretim yapıldıktan sonra işlendiğinde yurtiçi ve yurtdışı pazarlarında neler yapabiliriz, nerelere satış yapabiliriz şeklinde ciddi bir dosya oluşturuyoruz. Lavanta Günleri olarak bölgede Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün güzel bir etkinliği oldu. Katılım gayet yüksekti. Gelen misafirlere çok güzel bir görsel sunmasının yanında, üreticiler ürünlerini hasat sonrası çok hızlı bir şekilde satabildiler. Ticaret Borsası olarak üyelerimizi her yıl bir fuara, etkinliğe götürüyoruz. Geçtiğimiz yıl, Bulgaristan’ın Plovdiv şehrinde olan Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda lavanta üretimi konusunda yetkin olan birine eğitim verdirdik. 150 kişilik bir grupla lavanta üretimi yapan bir tesise gittik. Lavanta üretimi ve sonrasında yapılması gerekenler hakkında geniş çaplı bir etkinlik gerçekleştirdik. İleride, Edirne’de lavanta bahçeleri göreceğiz. Bu üretim ile ayçiçeği ve buğday ekiminden elde ettiğimiz gelir ile kıyaslanamayacak kadar çok gelir elde edeceğiz. Ayrıca bu üretimin bir de turizm ayağı var. Bu bahçelere bungalov tarzında evler yapılabilir. İnsanlar buralara gelerek, hafta sonlarını burada geçirebilirler. Harika fotoğraf kareleri yakalayabilir ve güzel anılarla evlerine dönebilirler. 

“Keşfedilmemiş Bir Cazibe Merkezi”

Edirne’nin coğrafi konum olarak çok önemli bir yerde olduğuna vurgu yapan Özay Öztürk, “Türkiye’nin en büyük metropolü İstanbul’a 200km mesafedeyiz. Ulaşım anlamında çok rahatız. Tarihi eser konusunda çok zengin bir şehiriz. Turizm olanakları son derece gelişmiş. Bölgemizde eğitim anlamında ciddi donanımlı gençlerimiz var. Bunların hepsi bir araya geldiğinde, Edirne keşfedilmemiş bir cazibe merkezi konumunda oluyor. Yatırımcıların buraya gelerek tüm bu değerleri incelemelerinin ve keşfetmelerinin doğru olacağını düşünüyorum. Bu sayede el birliği ile Edirne’nin daha da gelişmesine katkı sağlarız.”

Dergimize Abone Olabilirsiniz

Dergimize Abone Olabilirsiniz